Gaziantep, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük, Türkiye’nin ise 6. Büyük kenti olup; nüfusu , ekonomik yapısı , turizm potansiyeli ve Büyükşehir statüsü ile bir metropolşehirdir.
Güneydoğu Anadolu’yu batıya , Akdeniz ve Ortadoğu’ya bağlayan kara ve demir yollarının merkez noktası olması, Gaziantep Havaalını’nın uluslararası niteliğe çıkarılmış olunması şehrimize mal, hizmet ve ziyaretçi akışını yoğunlaştırmaktadır. Gaziantep topraklarının ¼’ ü tarıma elverişli topraklardan oluşmuş olup bu toprakların bir bölümü Fırat Neh- ri’ nin sularıyla sulanmaktadır. Gaziantep’ in sulama yapılan bu topraklarında Antepfıstığı ,zeytin , pamuk , üzüm , kırmızı biber ve keten gibi ekonomik değeri yüksek sanayi bitkileri ile mercimek, buğday ve arpa gibi hububat ürünleri yetiştirilmektedir.
Coğrafi yönden GAP’ın giriş kapısı , sanayisi ve ticari hacmi ile de GAP kalkınma- sında temel teşkil eden Gaziantep, ekonomik yönden çevresindeki 18 ili etkisi altında tut maktadır. Gaziantep , Anadolu ’ daki insan topluluklarının kültürünü yansıtan en eski mer kezlerden birisi olup tarihi M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Gaziantep; gezilip görülmeye değer tarihi, turistik ve doğal güzellikleri ,Kurtuluş Savaşı ve Antep savunması hatıraları, yaylaları, ovaları, ören yerleri, leziz yemekleri, eşsiz elsanatları, camileri, türbeleri, medreseleri, Antep evleri, hanları, hamamları, kastelleri , kiliseleri , adını verdiği baklavası ve fıstığı, sanayisi, insanlarının kendine has çalışkanlığı ve sıcaklığı ile geçmişin ve geleceğin bir arada yaşandığı gaziler şehridir.
GAZİANTEP ADININ, KAYNAĞI Gaziantep eskiden AYINTAP ve AYNİTAP adıyla yazılır, geniş halk kitlesi tarafından ise ANTEP ve ENTAP olarak söylenirdi. Bir başka rivayete göre buranın halkına zulüm eden AYNİ adında kötü bir hakimi varmış. Bir çok uygunsuz işler yaptıktan sonra ettiklerine pişman olmuş, tövbe etmiş ve yörede yaşayan halk tarafından “Ayni tövbe etti”denmiştir. Daha sonra Ayni tövbe, AYINTAP olarak kalmıştır.
ANTEP SAVUNMASI1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman Gaziantep 83 bin nüfuslu bir liva (Sancak) merkezi idi. Birinci Dünya Savaşı sonunda 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondoros Mütarekesi Osmanlı İmparatorluğu'nun ölüm fermanıydı. Bu anlaşma üzerine İtilaf devletleri paylaştıkları topraklara sahip olmak amacıyla hızla harekete geçtiler.
17 Aralık 1918'de İngilizler Antep'e girdiler. 23 Ocak 1919'da Hükümet konağı İngiliz askerlerince işgal edildi. Şehrin ileri gelenleri ve aydınları çeşitli bahanelerle İngilizler tarafından Halep ve Suriye'ye sürülüyordu. İngilizler'in Antep'i işgali yaklaşık bir yıl sürdü. Fransızlar bu duruma tepki gösterdiler. 1919 Eylül'ünde yapılan antlaşmayla İngilizler Musul üzerindeki "Nezaret Hakkı"ndan vazgeçtiler. Önce Suriye'yi sonra Antep, Urfa ve Maraş'ı boşalttılar. Bu defa da Fransızlar 29 Ekim 1919"da Kilis'i, 5 Kasım 1919'da da Antep'i işgal ettiler. İşgale katılan Fransız askerleri arasında bölgeden daha önce göç etmiş Ermeniler de bulunuyordu. Fransızlarla işbirliği yapan Ermeniler Anteplilere büyük zulüm, işkence ve eziyet yaptılar. Antep'i yaktılar, yıktılar ve 1920 yılının girişiyle savaş başlamış oldu.
11 Ocak 1920 tarihinde Büyük Araptar (Yeşilce) köyünde Fransızların yağma ve tecavüz olaylarına karşılık, Türkler Çatalmazı denilen yerde Fransızları kıstırarak savaşa mecbur ettiler. Burada Fransızların pek azı kurtulabildi.
19 Ocak 1920'de Fransız müfrezesi Karabıyıklı'da Karayılan (Molla Mehmet) çetesi tarafından pusuya düşürüldü. Şehir merkezı ve çevresinde daha bir çok çarpışmalar oldu. Ancak dışarıdan hiçbir yardım görmeden tamamen kendi olanaklarıyla 10 ay 9 gün mücadelesini düşmana karşı sürdüren halk açlık ve cephanesizlik sebebiyle 9 şu bat 1921'de Fransızlara teslim oldu. Bu suretle 1 Nisan 1920'de başlayan Gaziantep savunması dost düşman bütün dünyanın hayranlık ve takdirini kazanan kahramanlıklarla 11 ay sürdükten sonra açlık yüzünden sona ermiştir. Düşman bu süre içerisinde şehre 70.000 mermi atmış, şehir bir kül ve enkaz yığını haline gelmiştir. Antepliler şehirlerinin savunması uğruna 6000'den fazla evladını şehit vermiştir.
Gaziantep Savunması son günlerini yaşarken bu savunmanın olağanüstü anlam ve önemini takdir eden Türkiye Büyük Millet Meclisi 8 Şubat 1921 tarihli toplantısında 93 numaralı kanunla, dünyada başka hiçbir şehre nasip olmayan "GAZİ"lik unvanını vermiştir.
15 Mart 1921 tarihinde Londra'da Türk Dışişleri Bakanı ve Fransız delegasyonunun Antep, Adana ve çevrelerinin Türkler'e geri verilmesi hususunda anlaşmaya varmaları üzerine Antepliler büyük bir sevinç ve heyecana boğulmuşlardır. Nitekim bu , antlaşma Ankara Antlaşması ile son şeklini almış ve 25 Aralık 1921'de son Fransız askeri Gaziantep'i terk ederken kahraman Türk ordusu halkın coşkun sevinç gösterileri içinde Gaziantep'e girmiştir.
Gaziantep Savunması; dost düşman herkesin hayranlık ve takdirini kazanan Milli Kurtuluş Savaşı tarihimizde eşsiz kahramanlığı ile hem kendini hem de Güneydoğu Anadolu'yu düşman işgalinden kurtaran halkın zaferidir. Aynı zamanda İman kuvvetinin, milli birliğin ve milli benliğin bir şahlanışıdır. Gaziantep savunmasında Şehit Kamiller (Mehmet Kamil) "Anamın peçesi açılmasın, mabedimin göğsüne namahrem eli değmesin" diye düşmana karşı kahramanca mücadele ettiler. Şahin Bey (Mehmet Sait) ve çeteleri, "düşman cesedimizi çiğnemeden Antep'e giremez" diyerek oracıkta şehit olmadan düşmanı bir adım bırakmadılar. Molla Mehmet ve nice kahramanlar ezelden beri hür yaşadıkları için "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda" diyerek seve seve şehit olmuşlardır. Onları rahmetle anıyoruz.
Ruhları şad olsun.
GAZİANTEP HARİTASI
GAZİANTEP KALESİ 