21 Kasım 2008, 06:03:57 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
En Baba Eğlence Sitesi

    Nüfus : 168
    Rakım : 1612 Mesaj 899 Konu
 
  Ana Sayfa PORTAL Yardım Tags Giriş Yap Kayıt  
Forumumuz Gayet Konforlu Ve Klimalıdır . Ayrıca Çok da Genişdir . Anlayacağınız Herkese Yer Var 
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 4
1  FORUM HAKKINDA / Öneriler - Bilgi - Destek -Yardım / Ben niye oyun oynayamıyorum : 23 Haziran 2008, 03:04:29
arkadaşlar bu profilin altındaki oyun yeri varya oraya tıklıyorum oyunu seçiyorum ve oyun açılmıyo neden?
2  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Animasyonlar / İMDAT : 23 Haziran 2008, 01:59:13
PATT
3  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Animasyonlar / HIRSIZ : 23 Haziran 2008, 01:57:48
KÜTT
4  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Animasyonlar / LAZ ÇİÇEĞİ : 23 Haziran 2008, 01:55:05
TIKLA
5  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Forum Oyunları / Bu İsim Senin Neyin Oluyor ? : 23 Haziran 2008, 01:49:03
Bir üst kuLanıcı bir isim yazacak o isim sizin neyınız oLur veya tanıyorum tanımıyorum gibi bir acıkLama
                                    yapıp yeni bir isim de siz yazacaksınız......

                                                       iyi egLenceLer........

                                                              Recep
6  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Forum Oyunları / Evet mi? Hayır mı? : 23 Haziran 2008, 01:48:27
Arkadaşlar Oyun Şu Şekilde Olacak Mesela Ben Bi Soru Soracam Siz Evet Yada Hayır Şeklinde Cevap Vereceksiniz Kesinlikle Evet Yada Hayırın Dışında Cevap Vermek Yasaktır Bamlarım  Haaa 

İlk Soru Benden

Chip Forumda Paylaşımdan Mutluluk Duyuyor musunuz ?
7  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Forum Oyunları / bu forumda hiç fenerli yok herhalde fenerliler bizde 1907ye kadar sayalım!!!!! : 23 Haziran 2008, 01:47:00
hadi sayalım yoksa bu forumdaki tek fenerli ben miyim yaa!!!! 

1
8  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / SAĞLIK BAKANLIĞINA GELEN KOMİK ŞİKAYETLER... : 23 Haziran 2008, 01:42:04
Sağlık Bakanlığı'nca 2003 yılında hizmete açılan Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi'ne (SABİM) bağlı Alo 184 hattı, birbirinden komik çağrılar alıyor. Vatandaşların şikayet, talep ve önerilerini rahatlıkla bakanlık yetkililerine iletmesi için kurulan SABİM'e gelen komik telefonlar, görevlileri bile güldürüyor. İşte SABİM'e gelen bazı komik çağrılar:

- 5-10 metre aşağıda ikamet eden komşum mangal kömürü yakıyor. Konuyla ilgili olarak sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunmama rağmen konuya henüz çözüm getirilememiştir. Bu durumun çözümlenmesini istiyorum. (Aydın)

- Tomografi çektirdikten sonra eve gelip reçel pişirdim ancak reçelin rengi bir anda siyaha dönüştü. Bunun çekilen tomografiden aldığım radyasyonla ilgisi var mı? (Ankara)


- Buzdolabının kapısı 3 yada 4 saat açık kaldı, içindeki yemeği yiyebilir miyiz? (Rize)

- İlgili kurumda saat 15:30 olmasına rağmen bilgisayarların arızalı olduğu belirtilerek kurumu kapatıyorlardı. Konu hakkında gereğini arz ederim. (Konya)

- Yeşil Kart sahibi yaşlı bir vatandaşım. Sosyal Yardımlaşma Vakfı fakir ve yaşlı olmama rağmen bana kömür vermiyor. Sorumluları cezalandırın. (İstanbul)

- Sizde caminin karşısında oturan Mor İsmail'in telefon numara var mı? (Manisa)

- Aile birliği kurulurken, daha sağlıklı toplum yetişmesi adına eşlerin sınava tabii tutularak evlenmesini istiyorum. (Çorum)

- Mahalleyi böcek ve sinekler sardı. Belediyeye dilekçe ile başvurduk ama ilgilenmedi. Konunun tarafınızdan değerlendirilmesini istiyorum. (İstanbul)

- Besin zehirlenmesinden şüphelendiğim için zehir danışma hattını aradım fakat, bol sıvı almamı ve bir sağlık kuruluşuna başvurmamı söylediler. Zehir Danışma Hattı'nın görevini yapmadığını düşünüyorum. (İstanbul)

- Satın aldığım pet suyun içerisinde hormon olduğu duyumunu aldık. Doğru mu? (Tekirdağ)

- Kafede kullanılan nargilelerde suni kömür kullanılıyor, niye müdahale etmiyorsunuz? (İstanbul)

- Bahçedeki ağaçları sinekler sardı ne yapmalıyım? (Erzurum)
9  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / MAGANDA OLMAK İÇİN NELER YAPMAMIZ GEREKİR.... :) : 23 Haziran 2008, 01:41:31
Bayan, Hanımefendi, beyefendi kelimeleri kesinlikle kullanılmamalı ve dialog kurulan kişiye yaşına göre bacım, abla, yenge, dayı, veya amca kelimeleri ile hitap edilmelidir.

*Tükürmeden önce gırtlaktan gelen şiddetli bir ses çıkartılmalı ve ondan sonra tükürülmelidir.

*Evet yerine "he,ha", efendim yerine mutlaka ne, nevar kelimeleri kullanılmalıdır.

*Seksi giyinen her kadına mutlak surette or*spu, kaşar yakıştırılması yapılmalı ve bu gözle bakılmalıdır.


Magandalığın adını lekelememek açısından tükürülen atığın rengi sarı veya yakını bir renk tonuna sahip olmalıdır.

Şeffaf tükürükler karizmanın sarsılmaması açısından dışarı atılmak yerine yutulmalıdır.

Sümkürürken burun baş ve işaret parmakları arasına sıkıştırılıp baskı uygulanmalı ve sümüğün burundan dışarı çıkma hızı en az saatte 40 km. olmalıdır.

Sümkürürken Görüntünün güzelleşmesi açısından zemini toprak bölgeler seçilmeli ve fırlatılan atığın yerle birleşmesi anında yerden bir toz bulutu kalkması mutlaka sağlanmalıdır.

Sümkürüğün gerçekleştirilmesinden sonra yerle buluşup toz kaldıran kafileye katılamayan yani elde kalan sümükler eli elbiseye sürme yoluyla temizlenmelidir.

Burun karıştırılırken mevcut olan bütün el parmakları bu olaydan nasibini almalıdır. Kazı çalışmaları sonrasında burundan çıkartılan katı meloküller bulunan ortama göre müsait bir köşeye sürülmek yoluyla infaz edilmelidir.

Trafikte kurallara kesinlikle uyulmamalı ve bayan şöförler görüldüğünde mutlak sıkıştırma ve taciz olayı gerçekleştirilmelidir.

Saç uzatan ve top sakal bırakan tüm erkekler oğlan statüsüne koyularak düşman listesine eklenmeli her fırsatta bu tip insanlarla didişilmelidir.

Manitalara yüz verilmemeli ve ihtiyaçlar şımartmadan, gerekirse zor kullanarak giderilmelidir.

Pop, Rock tipi müzikler dinlenmemeli dinleyelenlere kötü gözle bakılmalıdır..
10  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / EN ZEKİ CEVAPLAR...... : 23 Haziran 2008, 01:41:03
kadiköy camiinde vaaz vermekte olan o. demirci hocaya       
* hocam diye sormuslar. at nalini evimizin kapisina
asarsak ugur getirir mi?
demirci hoca :
* zannetmiyorum, diye cevap vermis. o nallardan her
atta dört tane var amma, bütün gün kamçi yiyip duruyorlar…


amerikali is adami, çinliyle alay ederek sormus:
* mezarlarina koydugunuz pirinçleri ölüleriniz ne
zaman yiyecek?
çinli basini kaldirmadan cevap vermis:
* sizin ölüleriniz koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman…


İngiliz garson Türk müsteriye:
* Çanakkale de çok askerimizi öldürdügünüz için
sizleri pek sevmeyiz, deyince.
bizimkinden gayet soguk kanli su cevabi almis:
* orada ne isiniz vardi?


Lafi uzatanlara ne yapmak lazim diye farabi’ye
sormuslar, söyle demis:
* uzun konusani kisa dinlemeli.


materyalist ögretmen ögrencisine:
* söyle bakalim allah nerede? eger bilirsen bir
portakal verecegim.
ögrenci:
* siz bana o’nun olmadigi yeri gösterin, ben size bir
bahçe dolusu portakal vereyim.


mevlana, müridlerinden biriyle giderken, birkaç
köpegin sarmas dolas uyuduklarini görür.
müridi: güzel bir kardeslik örnegi der. keske insanlar
da bunlardan ibret alsa.
mevlana, tebessüm ederek karsilik verir.
aralarina bir kemik ativer de gör kardesliklerini….


amerikali is adami, çinliyle alay ederek sormus:
* mezarlarina koydugunuz pirinçleri ölüleriniz ne
zaman yiyecek?
çinli basini kaldirmadan cevap vermis:
* sizin ölüleriniz koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman…


İngiliz garson Türk müsteriye:
* Çanakkale de çok askerimizi öldürdügünüz için
sizleri pek sevmeyiz, deyince.
bizimkinden gayet soguk kanli su cevabi almis:
* orada ne isiniz vardi?


Lafi uzatanlara ne yapmak lazim diye farabi’ye
sormuslar, söyle demis:
* uzun konusani kisa dinlemeli.


materyalist ögretmen ögrencisine:
* söyle bakalim allah nerede? eger bilirsen bir
portakal verecegim.
ögrenci:
* siz bana o’nun olmadigi yeri gösterin, ben size bir
bahçe dolusu portakal vereyim.


kadiköy camiinde vaaz vermekte olan o. demirci hocaya       
* hocam diye sormuslar. at nalini evimizin kapisina
asarsak ugur getirir mi?
demirci hoca :
* zannetmiyorum, diye cevap vermis. o nallardan her
atta dört tane var amma, bütün gün kamçi yiyip duruyorlar…


mevlana, müridlerinden biriyle giderken, birkaç
köpegin sarmas dolas uyuduklarini görür.
müridi: güzel bir kardeslik örnegi der. keske insanlar
da bunlardan ibret alsa.
mevlana, tebessüm ederek karsilik verir.
aralarina bir kemik ativer de gör kardesliklerini….
11  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / NESLİ TÜKENEN İNSANLAR..... : 23 Haziran 2008, 01:40:27
Sigara içmeyen şehirler arası otobüs şoförü

*Siz istemeden fiş veren küçük esnaf..

*Arabasının üzerine bavullarını saran Almancılar

*Bu kıyafet size yakışmadı diyen tezgahtar,

*Emniyet kemeri takan taksi şöförü,

*Trafikte küfür etmeyen araç şoförleri,

*Kadınların dişilikten daha çok insan olduklarını düşünen erkekler

*Şarkıları, müzikleri ile sözlerini bağdaştırarak söyleyen şarkıcılar
(günümüzde bu olay" altı şişhane üstü kasımpaşa" niteliğinde),

*Verdiği üç kuruşu vergi zannetmeyen esnaf-tacir

*Yalan söylemeyen politikacı(böyle bir şey hiç oldumuydu ki)

*Bayramlarda el öpünce para veren yaşlılar...

*"Tabiî ki de" ve " atıyorum" demeden konuşabilen genç

*Traş olmuş ve koku sürmüş taksi şoförü

*Kapısında toplanmış kedileri uzaktan gördüğünde ne dükkanı olduğunu
anladığın güvenilir mahalle kasapları,

*Siz söylemeden çiçek alıp gelen erkek arkadaş

*Yağmurlu ve karlı havalarda da sizi almaya can atan taksiler

*Yolların ve trafik kurallarının kendilerine özel olduğunu zannetmeyen
sürücüler

*Sabah sabah tanımadığı insanlara günaydın diyerek gülümseyen insan türü

*İşi bilmeyen ama kendi hatalarını açıkça söyleyip, kabullenen patronlar

*Karısı çirkin ve şişman bile olsa, gözü ondan başka kimseyi görmeyen
erkekler

*Bayan yolcuları dikiz aynasından dikizlemeyen muavin

*Altın günleri yerine evde oturup kitap okumayı tercih eden ev kadınları

*Yaya geçidinden geçen yayaları/yayayı görüp geçmesi için yavaşlayan hatta
duran şoförler.

*Hep daha fazlasını istemeyen, sadece ve sadece halkını düşünen
politikacılar.

*Sağa, sola manevralarda "sinyal" veren, etrafını kontrol ederek, gerektiği
gibi araç kullanan, gereksiz klakson çalmayan, makasa girmeyen minibüs
şoförü.

*Güleryüzlü devlet çalışanı. (Bu canlının soyunun tükenmesinde devlet etmeni
büyük rol oynamıştır.)

*Bayan adı ve maili kullanarak kurbanın bilgisayarına girmeye çalışmayan
erkek hacker türü. (HackeropatusKiddus)

*Belediye otobüsüne bindiğinizde selamınızı alan şoförler... (ben genelde
günaydın falan derim de)

*Çayınıza kaç şeker attığınızı bilen arkadaşlar:-)

*Psikolojisi normal olan insanlar

*Hastanede görevi hastabakıcılık olup da hasta yakınlarından para almadan iş
yapan bakıcılar..

*"Abi ben karşının şoförüyüm" yalanını söylemeden erkekçe "abi ben yeni
başladım" diyen taksi şoförleri..

*Vatandaşı "oy pusulası" olarak değil de insan olarak gören politikacılar..
*Km.saati ile oynama yapmadan 2.el araç satan galericiler...

*Asıl görevlerinin büyük şirketlere eğitim vermek değil de, üniversite
öğrencisi yetiştirmek olduğunu düşünen ve uygulayan Hocalar..

*5 dakika korna çalmadan ilerleyebilen minibüs şoförleri

*Simidini paylaşan amca...

*Sırtınızı sıvazlayan dost...

*İstemeden zam veren patron

*Dizini dövmeyen babalar

*Küfretmeyen Taraftar,

*Taraf tutmayan Hakem,

*Rüşvet almayan gümrük memurları

*Yerlere çöp ve sigara izmariti atmayan düşünceli insanlar
12  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / SİNİR OLDUĞUNUZ İNSANLARI PÜSKÜRTMEK İÇİN İĞRENÇ ESPRİLER... :) : 23 Haziran 2008, 01:38:44
Sana birtane vururdum ama ! Dua et hayvanları koruma derneğindeyim.

-Yüksek okul mezunuyum. -Yaaa hangi Yüksek Okul ? -Ali Paşa İlkokulu. -Hani Yüksekokuldu ? -Evet Yüksekokul ! Tam 6 katlı !!


Susar mısın!" Susarım,su getir!

İki uzaylı benzin istasyonuna gitmişler, biri benzin pompasını tutmuş dötüne sokmuş, diğeri ona şaşkın bir bakışla: "Bu yaptığın normal mi?"demiş. Diğeri ise:"Hayır kurşunsuz.".demiş.

Temel ile Dursun Trabzon da kazı yapıyorlarmış, kaz ölmüş.


Şansızlığa bak ! Elektriği Edison buldu ama faturalarını biz ödüyoruz.

Yangın dolabını açmışlar ne olmuş ? Yang çok kızmış !!!!!



Senin koluna rüzgar işlemez. -Neden ? -Saatinde Yel-Kovan var o yüzden !



Doğum günün için program yaptın mı ? -Evet yaptım.Yarın Atv'de yayınlanacak !!



Elmanın teki diskoya gitmiş,neden ? Kurtlarını dökmek için !!!



En acı on nedir ? Biberon !!!!!



Taksime artık bina yapmasınlar...Gitsinler başkasının taksisine yapsınlar !!!



Terazi ile diş macunu arasındaki fark nedir? Teki tartar, teki anti tartar



Adamın birinin kafasına radyo düşmüş ölmemiş niye? Radyoda hafif müzik çalıyormuş



Sana son esprimi patlatayım mı? Boooom!



Hakkımızı arıyoruz. (Hakkı'nın arkadaşları)



Bir adam düşmüş,karısı gerçek!



Beş bin kere söyledim abartmayı bırak diye.



Gülü seven dikenine katlanır, kaktüs sevenin vay haline.



Dün gece seni o kadar aradım ki, soğuk vücuduma dokunmanı o kadar istedim, yatağa sensiz ve çıplak girmek zorunda kaldım, neredeydin benim canım pijamalarım.



Yat dedi yattım, aç dedi açtım, aletini çıkarıp soktu, işini bitirdiğinde kan gelmeye başladı, çok korkmuş ve acı çekiyordum; çünkü ilk kez diş çektiriyordum!



 

İnsanlar üçe ayrılır: sayı saymayı bilenler, sayı saymayı bilmeyenler.



Sana bir kıllık yapayım, kıllarını koyarsın.



Benim için hayatta 8 önemli şey vardır: Pamuk prenses ve yedi cüceler.



Asansör bozuktur. En yakın asansör karşı apartmandadır.



Süperman de uçuyor ama kimse ona kuş beyinli muamelesi yapmıyor.



Yerin kulağı var derler... Benimde kulağım var... Peki ben yer miyim? Hayır yemem



Paranın ne önemi var. Mühim olan miktarı.



Güçlü kolları ile beni koltuğa oturttu, üstüme abandı, eline aldığı kocaman aletini ağzıma soktu, çok canım yandı ve ağzımdan kanlar akıyordu; ama çürük dişimi sonunda çekmişti.
13  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / LAF KOYMANIN BÖYLELERİ...... :) : 23 Haziran 2008, 01:37:38
bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
-affedersiniz, siz veteriner misiniz?
- mehmet akif'in cevabı;
-evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?

                                 

 bernard shaw ve soylu bir hanimefendi arasındaki bi konuşma
- hanımefendi bin sterline benimle yatarmısınız?
- önerinizi düşüneceğim.
- pekiii bir sterline benimle yatar mısınız?
- siz beni ne sanıyorsunuz???
- madam, sizin ne oldugunuz zaten saptanmış durumda.  iş pazarlığa kaldı.

                                                 

 zamanın birinde istanbulda pastahaneleri teftişe giden müdürün biri pasta ustasına sormuş:
"-bu pastalara hangi yağ kullanıyorsunuz"? demiş. usta da "-sana koyuyoruz efendim" demiş. müdür de demişki: "-bende bütün pastacılara söyleyim bundan sonra "sana koysunlar"...

                                                               

 Osman bölükbaşı meclis kürsüsünde konuşmaktadır.
 bir milletvekili:"sende erkek misin be?" der.
 osman bölükbaşı:"ben erkekliğimin zekatını versem  sen bile erkek olurdun".
   
                                                   
       
 Geneleve ilk kez gitmiş olan bi arkadaş sanki oranın demirbaşıymış gibi davranmaya çalışarak orada duran bi adama;
 -bilader muamele kaça (der)
 -benimki biraz tuzlu olur (cevabıyla da dönmemek üzere ortamdan kaçar)
 
                                             
       
 Sağa sola laf atan bi denyo , bisikletli çok güzel bir kız görür. bu denyo laf atacak ya...
 -bak teker dönüyo.
-(kız durur ve) o çark sana girse sende dönerdin!!!
 
                                                       
       
Konuşma Hacettepe üniversitesinde cem yılmaz ile bir Hacettepeli arasında geçmektedir:
-çocuk: cem bey basında sizin hakkınızda karizmatikmiş diye söylentiler çıkıyor.size göre sizin karizmanız var mı? eğer varsa kaç cm?
-cmylmz: valla karizma insanın içinde hissettiği bir şeydir. sen içinde kaç cm hissediyorsan benim de karizmam o kadar.
   
                                                         
       
 -alo orası kerhane mi?
 -artık çalışan almıyoruz teşekkürler.
 
                                         
       
Sokrates bir gün yürürken,tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkii de dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur...kısa bir süre bakıştıktan sonra :
-soylu: " ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"
-Sokrates: "ben veririm..."
 
                               
       
 80'li yılların sonların bir Beşiktaş-Boluspor maçı sırasında hakem Beşiktaş'ın net 2 golünü vermez,Boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. Beşiktaşlılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler. Boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar, ama metin hala topa dokunmaz.
hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"
 
                                               
       
 Edirne'deki Süleymaniye cami yapımında Mimar Sinan'ın caminin ortasında oturmuş nargile içerken gören işçiler homurdanarak :
- ulan biz burda çalışıyoruz adam orda oturmuş keyif yapıyo! derken Sinan olaya girer..
- sesin caminin her yerine eşit olarak dağılıyor mu  diye hesaplıyorum !!
       
                                       
       
 bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
-affedersiniz, siz veteriner misiniz?
mehmet akif'in cevabı;
-evet, bir yeriniz mi ağrıyordu
       
                                             

 kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
- "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
 galileo:
- "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için  biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"
       
                                                 

 olay bir tatil beldesinde geçiyor asılmaya meyilli erkek güruh gözüne mini şotlu bir hatunu keser ve yaklaşırlar . bu arada yürünmektedir.yaklaşılır  yaklaşılır ve en asılgan herif:
-g.te bak g.te hey maaşallah
hatun arkasına döner ve cevabı yapıştırır.
-o g.t ağzına bir sıçar sifon da yetmez boğulur kalırsın.
       
                                               

din hocasına:
-hocam eşcinsel ilişki caiz mi?
-onu git babana sor!!
-peki...(kapak)
       
                                     

Show TV'deki ateş hattı programında reha muhtar prens Charles'ın Müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:
-efenim prens Charles'ın Müslüman olduğunu söylüyorlar. peki ama öyle bir adamdan Müslüman olur mu?
-olur tabi neden olmasın?
-ama efenim nasıl olur?
-reha bey siz Müslüman mısınız?
-tabi Müslümanım efendim.
-siz namaz kılıyor musunuz?
-hayır.
-oruç tutuyor musunuz?
-hayır.
-içki içiyor musunuz?
-evet.
-e sizden nasıl Müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar Müslüman olur.
       
                                         

muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar.ne diyorsunuz?
müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.

                                                     

 lisenin kantincisi değişmiş yeni kantinci kimse tarafından sevilmemektedir. bir grup arkadaş kantin de oturmuşs sohbet ediyorlar kantincide yanlarına gelir bir kızla sohbete başlar kızın kantinci ile arası iyidir.
        kız - o köpek çok tatlıydı yaaa benim de muhabbet kuşlarım var
        kantinci - hayvanları çok seviyorsun galiba
        arkadaş - seninle niçin ilgileniyor sanıyordun       
       
                                               

 yavuz sultan selim seferleri gizli tutarmış.. vezirin teki de inatla soruyomuş nereye sefere gidiyosunuz diye..
        yavuz - sen sır tutmasını bilir misin?
        vezir - efet hünkarım, bilirim
        yavuz - ben de.
       
                                                     

 bernard shaw ile Churchill geçinemezlermiş.. bir gün shaw, Churchill'e bi davetiye göndermiş, not olarak da "size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. tabii dostunuz varsa." Churchill , hemen cevap göndermiş, "maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuza gelemicem. ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz  ikinci gece oynarsa."
       
                                                                 

 zamanın birinde istanbulda pastahaneleri teftişe giden müdürün biri pasta  ustasına sormuş:
        "bu pastalara hangi yağ kullanıyorsunuz"? demiş. usta da "sana koyuyoruz  efendim" demiş. müdür de demişki: "bende bütün pastacılara söyleyim bundan sonra "sana koysunlar"...
       
                                                       

 cem yılmaz çekilecek yeni film üzerine basın mensuplarıyla konuşurken gazetecinin biri:
        -cem bey ne zaman motor diyeceksiniz? (bkz. motor demek)
        cmylmz:
        -maalesef ekipte öyle insanlarla çalışmıyoruz.
       
                                       

karşıyaka iskeleden taksiye atlanmıştır egsye gidilecektir
        ç.p.a. * :abi çek egs'ye
        d.p.t. * :fayton mu lan bu inin aşşaa
       
                                             

Anadolu yakası boğaz kenarında bir bahçe:
- (karşı tarafa doğru) a oğlum şu karşıdaki beyaz evler ne güzel öyle, selvi bahçesinde yemyeşil.
 hell: anneanne, orası aşiyan mezarlığı.
       
                                           

Fatih Altaylı, Erman toroğlu için;
        fa: "o kabzımal futboldan ne anlar ki" deyince
        ea: "ben eski futbolcu ve hakemim futboldan anlarım, kabzımalım hıyardan da anlarım"
       
                                                         

muhafazakar insanların uğradıkları,tellerle çevrili bir plaja bikini ile girmek isteyen bir bayanı, plajın girişinde bekleyen görevli durdurur ve şöyle der :
        bekçi: hanfendi bu plaja 2 parçalı mayo ile girmek yasaktır!!!
        kadın: peki o zaman hangisini çıkarayım?
        bekçi:........!!!
       
                                                   

 lise 2 tarih dersinde yaşanmış bir hadisedir.
        tarih hocası sınıfta çok ses olmasına sinirlenir ve bizim sıramıza doğru azarlamak için gelir
        tarih hocası:Allah akıl dağıtırken siz nerdeydiniz?
        arkadaş:sizin yanınızdaydık hocam
        hoca:hmghmmm
       
                                                   

yaşanmış bi bfl öyküsü
        okulune en İ**E hocası tahtaya çember yazar
        hoca: x olum tahtaya ne yazdım
        x: otobiyografinizi
        sınıf hocaya belli etmemek suretiyle kopar
       
                                           

ben: melaba bi mekçikın*. büyük boy olmasın
        kasiyer: sormadım ki zaten
        ben: ... peki
       
                                 

salak pizzacı kızın telefonda belkide ilk aldığı pizza siparişi:
        pizacı kız:buyrun efendim xyz pizza
        arkadaş:3 tane parça pizza adres: bla bla
        pizzacı kız:efendim 3 parça pizza gönderemiyoruz en  az 5 parça olmalı
        arkadaş: ee iyi o zaman sen o 3'ü 5'e böl öyle gönder...
       
                                       

1 yıl önce apartmanımızın asansör kapısında aynen yaşanan diyalog:
 babam kapıyı çalar, tam içeri girmeye hazırlanırken asansör kapısında komşumuzu ve 3 yaşındaki oğlunu görür. küçük çocuğa kaş göz işareti yaparak;
        babam: naber delikanlı?
        çocuk: s.ktir git!
        akabinde asansör gelir ve annesi çocuğu asansörün içine teper!
       
                                                         

hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
        ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı  star gibi hissediyorum"
       
                                                       

itfaiye aranır;
        - alo, abi yangın çıktı ormanda mahsur kaldık gelin kurtarın bizi..
        - ben buradan gönderiyorum hortumu yakalayın..
        -eeiiüü, peki.
       
                                               

rahmetli Barış manço Fransa da bir televizyon programına katılır. her  şey gayet güzel giderken, sunucu klasik Avrupalı edası ile "siz Türkler barbarsınız" muhabbetine girer. bunun üzerine barış Manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar. sunucu cebinden birkaç banknot çıkartıp barış Manço'ya uzatır:
        b.m: şimdi bu paranın üzerindeki kim?
        s: general bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır bla bla bla.
        b.m: peki bu?
        s: teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.
        bunun üzerine barış Manço cebinden birkaç banknot çıkarır ve üzerindekileri teker teker anlatır:
        bm: bu Mevlana celaleddin rumi; ünlü bir Türk düşünürüdür. bu Halit refik Karay; ünlü bir Türk edebiyatçısıdır. bu Mustafa kemal Atatürk, Türkiye cumhuriyeti nin kurucusudur.
        sesizliğin üzerine sunucuya bakarak şöyle der:
        -şimdi siz söyleyin, kim barbar?
       
                                           

Sevgili okulumun(!)aptal asistanlarından biri, okulu uzatan bir arkadaşın,finalde yanına gidip
        -eşşeği bile bağlasan buraya dört yılda bitirir, demiş. arkadaş da,
        -o eşşeği iki yıl daha bağlayın hocam, asistan olur!!deyip lafı gediğine oturtmuştur, helal olsundur!
       
                                       

Cumhuriyet'in ilânından sonra istanbul'da bir resepsiyon verilir.
tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir.
davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat ingiliz ateşesi olan binbaşının bakışları mustafa kemal'in gözünden kaçmaz.
bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
yaver Mustafa kemal'e şöyle der:
        - paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana mustafa kemal'in çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.
bunun üzerine Mustafa kemal şöyle der:
        - git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?
       
                                  .....ATAM...

Lise yılları felsefe dersi;
felsefe hocası (aynı zamanda müdür yardımcısı)
        - r senin saçların çok güzelmiş, bir şey soracam senin gittiğin berbere erkekleri alıyorlar mı?
        - normalde almıyorlar ama size sorun çıkaracaklarını  sanmıyorum, sizi alırlar.
        (kahkaha tufanı)
       
                                                   

 lise yılları tarih dersi;
        kız talebe: hocam ya bişi sorucum,siz neden hiç not tutturmuyorsunuz?
        hoca: tut kızım,seni tutan mı var!
       
                                                         

 itü vadi yurtları sene 2002. o zamanlar boş yataklarda kaçak yatan elemanlar var. gece saat 1'de iki güvenlik elemanı kaçak eleman avına çıkmışlar. x blok xxx numaralı odanın kapısını açarlar. içeride elemanın biri porno film izlemektedir.
güvenliklerden biri çekingen bir sesle sorar:
        -şey, biz boş yatak bakıyorduk da...
        eleman kafasını geri monitöre çevirir, filmi izlemeye devam eder ve cevabı yapıştırır.
        -geçin, benim yatak boş!
       
                                             

i.melih gökçe'nin katıldığı bir tv programında konu genelevlerdir.melih bey ile genelev çalışanları telefonda tartışmaktadır :
        (o)-biz de ekmek parası peşindeyiz sonuçta melih bey
        (m)-olmaz, ben böyle bi yerin açık kalmasına göz yummam! yumamam!
        (0)-....
        (m)-...
        (o)-valla melih bey , biz burda bu kadar **ospu bir  araya gelsek sizin gibi **ospu **cuğu doğuramayız.
       
                                                             

yer mku veterinerlik fakültesi.erkekler bir bayan öğrenciye şaka yapmak isterler.1. sınıftaki dandik lab derslerinden birinde tükürük inselenecektir.hoca herkesten kendi tükürüğünü incelemesini ister.o sırada ara verilir derse.hoca gelince başlarız incelemeye der.kız da tükürür lam'ın üzerine ve dışarı çıkar.erkekler de lam'ı alırlar tükürüğün üzerine sperm koyarlar çok az miktarda.derken ders yeniden başlar.hoca eğer hareketli bişe görürseniz hastasınız demektir der öğrencilere.kız mikroskopa bakar ve heyecanla hocaya doğru bakar.yüksek sesle hocaaaaam ben galiba hastayıııımm bakın oynuyoooo...hoca gelir bakar ve kıza o bomba cevabı verir:
        -kızım sen hasta değilsin sadece işin bittikten sonra   ağzını çalkalamamışsın.
14  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / YENİ BİR DİL.....TİKKY DİLİ ( TİKİ ).......... :) : 23 Haziran 2008, 01:36:59
Ülkemizde yeni gelişmekte olan bir dil var biliyor musunuz? Bu dilin ismi; tikky(tiki) dili. Bu yeni oluşan, hızla yayılan ve insanlara çekici gelen bir dil. Bu dile rastlamak için İstanbul'un bazı semt ve mekanlarına gitmek gerekiyor. Bu yerler, sosyetenin tercihi olan Bağdat Caddesi, Nişantaşı, Akmerkez civarları ve biraz İstiklal Caddesi. Alın işte bu dilin nimetleri;

Lütfaaan-lütfen,
 Biliyomısaaaaan-Biliyor musun,
 
Hayvanssııaaan-hayvansın,
 
falan oldum-falan yapmak,
 
hadi papaaay-Haydi baybay,

 intiharlardayım-çok üzüldüm,

pozitif elektrik alamadım senden yane, taam mı?-senden hoşlanmadım,

manita yapmışın -yeni flort bulmuşsun,

inanmıyoroaam-inanmıyorum,

regular cola-normal kola (light değil),

yivrençsiaaan-iğrençsin


nerdeyim oldum - nerede oldu?unu şaşırmak

partilemek - parti yapmak aklımdasyn yapmak - cep telefonunu çaldırıp
kapatmak bay gelmek hatta kus gelmek - bıkmak, usanmak

çılgın atmak - delirmek
merba- merhaba

nasssın - nasılsın

ban iyyiam, san - ben iyiyim, sen

ban de ama çık mıkarrna yedıam - ben de ama çok makarna yedim

vıraenç duryo dı mıa - iğrenç duruyor değil mi

vet, boyfrand yüznden labilir mia - evet, sevgilin yüzünden olabilir mi

bilmiyoruam kia - bilmiyorum ki

narde okuyosssuan - nerede okuyorsun

kıç ünversitesia - koç üniversitesi

BAZI KALIPLAR VE ÖRNEKLER

abi dün manyak bi pilav yaptıaam

Alocuuuumm çoooook korktuuuuummm

deermişimm sen de yeeermişinn

ay hadi öptüm şekaar

kafe caddede branc yapalım maaaaa

kendine çok iyi bakıyosuun tımaam mı kendine iyi davran şeakear olur maa

ay cıttan yaaneee

Aşkıyımmm naaaeeebeeeeerr

baba iyij©e disconnect falan oldun ortamlardan kuşuuuumm


                                           
15  EĞLENCE - KOMEDİ - MİZAH DÜNYASI / Fıkralar & Yazılar / OĞULLAR VE KIZLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜR...? : 23 Haziran 2008, 01:36:28
Önce oğullar;

6 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.
10 YAŞINDA :Babam çok şey biliyor.
15 YAŞINDA :Ben de babam kadar biliyorum.
20 YAŞINDA :Babamın da pek fazla birşey bildiği söylenemez.
30 YAŞINDA :Bir kere de babamın fikrini sorsam fena olmayacak.
40 YAŞINDA :Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.
50 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.
60 YAŞINDA :Ahh ! Keşke babam hayatta olsaydı da kendisine danışabilseydim...

Şimdi de kızlar

0 yaşında
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek.

5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı : En çok babamı seviyorum.Babam, niye annemle uyuyor?Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.

10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle evleneceğim.Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?

15 yaşında
Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?

20 yaşında
Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!

25 yaşında
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.
Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.Kendi hayalindeki damat değil ya!Sanki birlikte yaşayacak olan o.

30 yaşında
Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...
Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.

40 yaşında
Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı.Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım.

45 yaşında
Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma!

50 yaşında
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !
Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,arada sırada işaretler yolla mesela. Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?

55 yaşında
Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?

Sayfa: [1] 2 3 4
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!

   En Baba Eğlence Sitesi - Gelin Babalar Gibi Eğlenelim