|
 |
« : 22 Haziran 2008, 16:44:24 » |
|
Sonuna kadar atlamadan okuYUN
5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var >olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor. > >Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya! >Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve >benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri >seveceğim. > >19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil >ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana >geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem >beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım. > >23 Ekim: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. >Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu "el"in dokunduğu yerler >dudağım damağım oluyor. Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde >tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek. >Herhalde önce "Anne!" diyeceğim. Anne duyuyor musun beni? Seninle >konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim... >Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya... Hem >sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle >değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem! > >27 Ekim: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir >kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak. >Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi... Annem bedeninde >iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor >musun anne? > >2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da >biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım >seni anneciğim. Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde >yürürüz. Belki birlikte okula gideriz. > >12 Kasım: Ah evet... Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman >ALLAH'ım parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, >annemin elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir >yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için >sabırsızlanıyorum. > >20 Kasım: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi.. >Yaşasın! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmış. >Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun anneciğim? Seneye kalmaz kollarının >arasında olacağım... > >25 Kasım: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun >farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım.. > >10 Aralık: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, >dudaklarım ve yanağım var... Anneme benziyorum galiba... > >13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. >Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını >görebileceğim, renkleri ve çiçekleri tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada >gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim, >babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız.... Mutlu olacağız. >Gülüşeceğiz.. > >24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim, senin kalbinin >seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? >Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı... Hiç duymadığım >bir şey bu... Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında uyuyacağım, >yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de >söyleyecek misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka... Beni >koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi? > >28 Aralık: Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor >böyle... Sen acı çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti... Sustun. Benimle >niye konuşmuyovrsun anne? Anne... Anne... Anneciğim... Yüzümde soğuk bir şey >hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar... Anne bir şeyler yap... Anne... >Kolumu çekiyorlar anne... Canım yanıyor anne... Anne... Ayaklarımı >parçalıyor bu şey anne... Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne... >Anne kalbimi parçalıyorlar... Anneciğim... Anne... Anne... An... Ah! > > Kürtajınız ta-mamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun!
|