| İlk karşılştığımız gün... Acele ile evden çıkmıştım.önüme bakmadan
yürüyordum. Sonra birisi hızla bana çarptı.Tabi o anda ağzıma geleni
saydım.Sonra giderken arkasına döndü ve bana "oğlan çocuğu gibisin.Sen
ne biçim bir kızsın."dedi.Bende ona "dangalak" diye bağırdım.İşe gittim.
Aslında böyle yapmamalıydım.Çok ayıp oldu edim kendi kendime. ertesi gün
tekrar gördüm onu ama daha sakin davrandım.Ama sonra ne olduysa oldu ve
kavga ettik.Sonra anladım ki değil özür dilemek neredeyse kavga
edecektik.Sonra telefon numaramı bulmuş ve beni aradı."buluşabilir
miyiz?" dedi. Bende kabul ettim.Buluştuk. Bana kız kulesinin hikayesini
anlattı.Sonra da bak kral bile kaderden kaçamadı dedi. biz neden
birbirimizden kaçalım bizim biraraya gelmemizde kader değil mi?Biz
birbirimizin kaderiyiz."dedi.Sonra o sıcacık gülümsemesiyle bana doğru
yaklaştı ve beni öptü."Benimle evlenir misin?Hayırdan başka bir cevap
duymak istemiyorum."dedi.Evlendik.Çok mutluyduk.Bana hep ilk
taıştığımızdaki gibi oğlan çocuğu derdi.Sonra kaza geçirdi.Yatalak
kaldı.Hayata küstü.Bakkala gittim.Eve döndüğümde onu ölü buldum.Yatalak
kaldığından beri bana hiç oğlan çocuğu dememişti.Yastığının altında bir
zarf buldum.Üzerinde"oğlan çocuğuna" yazıyordu.Açtım. " Bak oğlan çocuğu
önce bana asla ağlamayacağına söz ver.Seni ilk tanıştığımız andan son
nefesimi verinceye kadar sevdim.Ölmek istedim çünkü asla sana yük olmak
istemedim.Beni sevdiğini biliyorum.ve hep seveceğini de... senden birşey
rica edebilir miyim?lütfen ağlama ve beni hep sev.Seni çok seviyorum ve
hep seveceğim.gittiğim yerden seni izliyor olucam.Seni seviyorum be
oğlan çocuğu" yazıyordu mektupta.Şimdi ne mi yapıyorum?Bir şirkette
çalışıyorum.Ve onun beni izlediğini düşünerek mutlu oluyorum...Ve ona
sesleniyoru: Bu oğlan çocuğu seni çok seviyor...
|